Work and Travel Old Orchard Beach

Tekrar merhaba. Uzun ve yorucu bir yolculuğun arkasından 19 haziran ,19:45’te Boston’a indik. Daha sonra I-94 belgelerimizi doldurup gümrük işlerimizi yaptık herhangi bir sorun yaşanmadı zaten pasaport ve Work and Travel çalışma belgelerimizin kontrolü sırasında polis espri bile yaptı.

Hafta sonu çocukları getireceğim Funtown’da mısın diye :) (Funtown’u anlatıcam daha sonra) Daha sonra valizlerimizi aldık.

Work and Travel Old Orchard Beach’ten İlk İzlenimler

Terminalin içinden bir telefon kartı aldım ama bir türlü arayamadım. Biraz karışık önce operatör numarasını arıyorsunuz sonra kartta ki PIN numarasını girip aramak istediğiniz numarayı çeviriyorsunuz. Fakat benim aldığım kart uluslararası arama içinmiş sonradan öğrendim. Bunun üzerine havalimanında yaşlı bir çift görüp yanlarına gittim. Bir iletişimci olarak hiçbir şekilde utanmadan tanıştım. Alman vatandaşlarıymış. Tanıştık iyice ve iş verenimi aramam gerektiğini ve yardım etmelerini söyledim. Kabul etti ve telefonunu nazikçe uzattı. İş verenim olan Ray’le konuştuk. Sonra Saco yani benim çalışacağım yere gelmek için Portland otobüsüne bindim. Portland Oregon eyaletine bağlı. Yol yaklaşık 2 saat sürdü ve ben 24 saatten fazladır uykusuzdum. Yolda 15 dk kadar uyumuşum. Otobüsler çok rahat wifi bile var ve Türkiye’dekilere hiç benzemiyor gayet geniş koltuklar. Bu arada otobüs şoförü çok şeker bir adamdı. Sürekli otobüstekilerle konuşuyor. Otobüsün içinde ses sistemi ve mikrofon var espriler havada uçuştu. Otobüsten indikten sonra bir araç gelip bizi konaklayacağımız yere getirdi. Yaklaşık olarak 20 tane evden oluşan yeşilliklerin içinde 2 kişilik bir evimiz var. Bunun gibi 3-4 tane kamp alanı varmış. Benim kaldığım bölümde herkes Türk yani yabancılık istesem de çekemiyorum :) Karşı tarafta Ukraynalılar, jamaikalılar  ve çeşitli ülkelerden Work and Travel öğrencileri de var.

Burada trafik kurallarına çok dikkat ediliyor. Yaya olarak karşıdan karşıya geçerken arabalar durup sizin geçmenizi bekliyor ve bunun kural olduğunu bilerek yapıyorlar. Türkiye’de alışık olduğumuz gibi “hooop kardeşim görmüyor musun arabayı beklesene 2 dakika” gibi bir konuşma yok ama trafik ışıklarında arkadan kornaya basan gördüm :) Biz Türkler’ ede yardım ediyorlar açıkçası. Bu sabah kahvaltı için markete gittim. Dondurulmuş ürünler ucuz ve pratik oluyor. Alıp hemen yanında ki mikro dalgaya koyuyorsunuz 30 saniyede alıp yiyebiliyorsunuz. Benim aldığım domuz ürünüymüş fark etmedim. Kasiyer Türk olup olmadığımı sordu. Evet deyince onda domuz eti var istersen diğerinden al diye ikaz etti. Henüz telefonuma hat almadım o yüzden biraz buruğum, tabi prizler içinde çevirici lazım. Şimdilik böyle işe başladıktan sonra ve buraları biraz keşfettikten sonra tekrar görüşmek üzere :)

Yorumlar

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*