Korkuları Atın ve En Az 1 Kere Work and Travel’ı Deneyin

Yazımı 2’ye bölüm “Bavulunu Alıp Dünyanın Öteki Ucuna Giden Kız” başlığı altında ilk bölümü okuyabilirsiniz. Şimdi 2. bölüme başlıyorum.

Amerika’ya gelmiştim. Çalışacağım otele gittiğimde beni alıp kalacağım yere götürdüler. İnanın bana evi ilk gördüğümde yanlış geldik değil mi? Dedim. Ev, resmen 1990-2000’lerden kalma Tekirdağ’da olan pansiyonların aynısı… İlk gece geçmez bu 3 ay diyerek Colorado’nun bana kendisini sevdirmesi için resmen dua ettim. Colorado’ya gittim ve The Broadmoor otelde çalıştım, work and travel işim pool attendant’lık idi. Çalıştığım süre boyunca her duyguyu dibine kadar yaşadım. Extra bulmak için kapı kapı da dolandım, tip almak için gevezelikte yaptım, bir müşteriye yardım ettiğim halde sorun da yaşadım, küçücük çocuklar tarafından sevgi gösterisine de uğradım, güldüm, ağladım, kızdım, yemek yapmayı, insanlarla uğraşmayı,sabretmeyi, para kazanmayı, tasarruf etmeyi ve daha neler neler yapmayı öğrendim. Bu yolda bana destek olan sadece Facebook Work and Travel Grubu aracılığı ile tanıştığım arkadaşımı es geçemem 🙂 onun dışında ailemi, danışmanımı, orda tanıştığım gerek Türk arkadaşlarımı, gerek Balkan grubunu da es geçemem. Yeri geldi kayboldum, yeri geldi travel için tarihleri bana uyan tanıdıklarımı bulamadım.

Ve ben travel’a da Work and Travel Grubundan bulduğum tanımadığım insanlarla çıktım. Oraya gittiğimde Amerikan kültür şokuna maruz kalmadım ve her gün Hint’li misin, Brezilya’lı mısın? Sorusuna maruz kaldım. 🙂 Çalıştığım ortam o kadar eğlenceli o kadar güzeldi ki biz orda tam bir aile ortamını kurmuştuk ve extra aldığı hiçbir işte aynı tadı yakalayamadım. Türkiye’de gidip bir manager’in odasına gidip koltuğuna oturup onunla şakalaşacak kadar samimiyetin olacağını sanmıyorum ve daha bir sürü örnek… Last day’in bu kadar zor olacağı aklımın ucundan geçmezdi. Ben Türkiye’den ayrılırken değil ama iş yerimden ayrılırken ben dahil herkesin ağlayacağını tahmin edemezdim. Herkesten ;’’ mutlaka bizi ziyaret et diyip’’ sürekli iletişim halinde olacağımızı hayal bile edemezdim. Son iş günümü de çalışma arkadaşları, manager, supervisior’lar dahil olmak üzere ağlamaklı, üzülmeli, bol peçeteli geçirdikten sonra travel maceramda başlamış oldu.

Uçak azizliğine uğrayan arkadaşımızı beklerken havaalanında kalmak nasıl bir duyguymuş onu da tatmış oldum. Work and Travel turlarını araştırdım. Batı için tur, Doğu için self gezdim. O kadar şanslıydım ki iki tarafın gruplarını da tanımamama rağmen çok iyi insanlardı ve hepsine teker teker teşekkür ederim 🙂

Los Angeles, Las Vegas, Santa Barbara, San Francisco, Grand Canyon, New York

Amerikada Gezilecek Yerler çok fazla; baş döndürü güzellikteler 🙂 Ve maalesef ki her güzel şeyin sonu gibi bununda bir sonu var. Ve zaman su gibi akıp geçti. Artık dönme vakti gelmişti. İnanın ayaklarım geri geri gitti ve orda yaşamadığım kültür şokunu şu an Türkiye’de yaşıyorum. Ben bu 3 ay boyunca yaşadığım hiçbir şeyden pişman olmadım ve work and travel programına katılmaktan ise tüm sıkıntı, stress, aksiliklere rağmen hiç pişman olmadım. Bu kadar insanlarla bu kadar sıkı bağlar kurduğum için, her şeyi dibine kadar yaşayıp her şeyle mücadele edebildiğim için, kendi ayaklarım üstünde durabildiğim için, sabırlı olmayı öğrendiğim için kendimi tebrik ediyorum. İçinizdeki korkuları atın ve en az 1 kere deneyin!!!
See you soon America 🙂

MELODİ BUKET KANLIOĞLU

Yorumlar

comments

Korkuları Atın ve En Az 1 Kere Work and Travel’ı Deneyin” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*