Amerika’dayken Az Eğlendiğim İçin Çok Pişmanım

Merhabalar şimdi size American nightmare‘imi anlatacağım. Paris aktarmalı uçağımıza bindik ve ilk ızdırap Paris’te tuvalete girmek istediğimiz zaman başladı. Güzel güzel tuvaleti kullandıktan sonra (tuvaletler kokulu benimki pempe ve parfüm kokuluydu) aranmaya başladım TAHARET MUSLUĞU YOKTU! Yan tuvaletteki arkadaşım Senaayy dediğinde aynı şeyden muzdarip olduğumuzu anlamıştım evet yok, demiştim.

Neyse sonunda bi şekilde Amerika’ya vardık. Evimize yerleştik ev arkadaşlarımız Rusça konuşan çekik gözlülerdendi, nereli olduğunu hatırlamıyorum. Neyse eve arkadaş getirmek yasak dedi adeta huzur evindeydik. İlk gecenin sabahında uyandım saat 6 gibi bir sigara içeyim dedim tam dışarı çıkacağım hayvan gibi yılan kapımızın önünde aklım gitti; o benden korktu yazık, ben ondan.

Çalıştığımız yerde müşterinin kullandığı havlularla banyo tuvalet temizliyorduk. Yanlışlıkla domuz eti yedik pek belli etmesem de inanan bir insanımdır hemen ağacın dibine tükrdük. Neredeyse yukarı çıkıp yiyecektik, iyi ki menüye bakmışız pork yazıyor hayvan gibi. Sonra zaten dikiş tutturamadık haram yedik diye heralde arkadaşımın parası çalındı. Bir siyahiden ucuz olsun diye bisiklet aldık aynı nigga geldi geri çaldı bisikletleri; her gün selamlastığımız bebe bisikletler gittikten sonra suratımıza bakmadı çünkü oradan biliyorum.

Bir kez işi bırakmak istediğimizi söyledik iş yerine, iki hafta önceden haber vermelisiniz dediler tamam iki hafta daha çalışalım dedik üç hafta çalıştık sonra bastık New York’a gittik. Daha sonra adeta toplama bilgisayarlar olur ya çeşit çeşit markadan ayrı parçalar hah onun aynısına New Jersey’e geçtik. Yarısı Türk, yarısı Arap, yarısı İspanyol, değişik bir yer ve orada bir Türk restoranında işe girdik. Mardin Süryanisiydiler ve mükemmel insanlardı. Virginia’da iki haftada zor kazandığımızı burada haftalık alıyorduk. Evinde kaldığımız can abim Fahrettin Aka Fako’nun hakkını asla ödeyemeyiz. Kira da almadı konusunu bile açmadı. Doğru düzgün para kazanamayınca çok fazla bir şey yapamadık ve uzun süre çalışıyorduk; sabah 9 aksam 10. Bir de geribeyinzekalı bir sevgilim vardı hangi akla hizmet devam ettiysem o salakla… Neyse.. Amerika’da hiç partiye gitmedim burada yediğim b.kların bir gıdımını bile yapmadım. Türkiye’de içtiğim içkinin %5’ini içmedim orada akşamları yemekte iki bira belki.

Taharet için sonradan şişe koyduk biz küçük su şişesi sorunu halettik. Bazı Work and Travel’cı Türk öğrencileri para hırsı bürümüştü, bazısı kendini Amerikalı sanıyordu; ağzına vurasın gelirdi kürekle. İlk namazımı yanlışlıkla domuz eti yiyip başımıza binbir türlü imamhatipi bırakıp güzel sanatlara kayıt olan kız musibeti geldikten sonra Amerika’da kıldım. İlk orucumu Amerika’da tuttum. Çünkü nefretim gelmişti tutunacak bir dal aradım. Berbat haldeydik para kazanamıyorduk bari ruhumuz huzur bulsun dedik. Ramazan boyunca ağzıma içki değdirmedim. İnsan hiç bir şeye inanmamaktansa tanrıya inanmayi yeğler hesabı oldu biraz ama oldu yani. Çok kötü şeyler yaşadık evet ama döndüğüm zaman güzel olduğunu anladım. Şimdi Amerika’dayken az eğlendiğim için çok pişmanım. Teşekkürler. Bye.

Senay Mimi Kabalcı

Yorumlar

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*